1898 yılında Mısır'da bir lahitte bulunan bir nesne M.Ö 200'de yapıldığı sanılıyor. Gerçek uçaklar icat edilene kadar kimse bu nesne hakkında, neolduğu konusunda fikir beyan edememişti. 1972 yılında ise Halil Mesiha adlı arkeolog, bunun bir model uçak olduğunu, mükemmel bir aerodinamiğinin bulunduğunu ve kanatlarının adeta Concorde'u andırdığını iddia etti.
Mısır'daki, KEOPS piramidine taşlar o kadar düzgün şekilde yerleştirilmiştir ki, iki taşın arasına bir kağıt bile giremez. Piramidin kendisi 6 milyon tondur. Bazı taşların ağırlığı 5 tonmuş, söylenildiğine göre 4000 taş ustası ve 100.000 işçi kullanılmış, ESRARENGİZ olan ne? O yıllarda, son derece ilkel aletlerle çalışan insanlar bu taşları nasıl kaldırdılar? 100.000 adamın karnını nasıl doyurdular? Taş ustaları taşları nasıl bu kadar düzgün yontabildiler?
Keops'un gömüldüğü sanılan 'Kral Odası'nın girişi koridordan daha büyük olan granit bir parçayla kapatılmıştı. Bunu ilk kez Araplar 9. yüzyılda mezara girdiklerinde keşfettiler, mezarın içinde sadece bir kutu kırmızı granitten başka hiçbir şey bulamadılar, ne ceset, ne bir alet. Peki, GiZEMLİ olan ne? Granit parça. Çünkü koridordan daha büyük olduğuna göre, yapılmadan önce oraya konmuş olmalıydı, o zaman mezar soyguncuları içeri nasıl girebildiler? Kutu ne amaçla konmuştu?

1900 yılında Girit açıklarında bir araştırma yapan bilim adamları, bir batıkta ilginç bir cisme rastladılar. Cismi incelemeye alan bilim adamları, tahta bir nesnenin içine yerleştirilmiş bir dizi bronz dişliden oluşan bu garip nesnenin kasasını yüzeye çıkardıkları anda dağıldığını ve cihazın karmaşık yapısının ortaya çıktığını gördüler. Bunun üzerinde yapılan çalışmaların ardından, bu cihazın Ay, Güneş ve diğer gezegenlerin konumlarını hesaplamaya yaradığı anlaşıldı. Ayrıca bu gezegenlerin istendiği anda pozisyonlarına yönelik tahminlerde bulunmak için geliştirildiği anlaşıldı.

1000 yıllık olan bu kristal kuru kafaMaya dönemine ait, tek bir blok kristal üzerine oyma olarak yapılmış. Nasıl yapıldığı hâlâ anlaşılamayan bu kuru kafanın altından ışık tutulduğunda, doğrudan göz çukurundan yansıyor. Bu kristal kuru kafada kullanılan teknolojinin bugün bile mümkün olmadığı söyleniyor
Eflatun' un diyaloglarındaki Timaeus ve Critias, Atlantis'in varlığından söz eden tek yazılı kayıtlardır. 1973 yazında, bir araştırma ekibinin başkan yardımcısı, Maxine Asher, okyanusun tabanında Atlantis'i bulduklarını açıkladı. Scuba dalgıçları okyanusun dibinde, ve Eflatun'un tasvir ettiği yerde, büyük kolonlar ve yolların bulunduğuna dair kanıtlar görmüşlerdi.

...1970' de Dr. Ray Brown, Bahama denizinin tabanında bir piramit keşfetti, yanındaki dört dalgıç ayrıca dikdörtgen şekilde yapılar, ne olduğu anlaşılamayan metal aletler, yollar ve elinde esrarengiz bir kristalden yapılmış, minyatür piramitler tutan bir heykel buldular. Kristal ve metal aletler, araştırılmak üzere Florida' daki üniversiteye gönderildi. Sonuçta, kristalin içinden geçen enerjiyi çoğalttığı meydana çıktı.

Tony Belk'in raporuna göre, Atlantik Okyanus'unun 10.000 metre aşağısında 11 odalı, büyük bir piramit bulundu.

1960'da Dr. Mansan Valentine tarafından yapılan keşiflerde, Binini adalarının yakınında ev ve yol harabeleri bulundu ve fotoğrafları çekildi. 1977' de Ari Marshall'ın keşiflerinde Bahama' larda Cay Sal açıklarında yine büyük bir piramidin varlığı rapor edildi. Piramidin boyu 650 metre kadardı, esrarengiz biçimde çevresindeki su parlaktı, piramidin ağzından gelen beyaz suyla parlıyordu, ve çevresindeki suyun rengi yeşildi, halbuki o derinlikte sular siyahtır.

Boris Asturias, başkanlığındaki Sovyet araştırma ekibi, Portekiz'in 400 mil açıklarında batık bir şehir buldular.Yapılar sağlam betondan ve plastikten yapılmıştı....
1936 yılında Teksas'ta 400-500 milyon yıllık bir kayanın içine gömülü olarak bulunan çekiç, tahta sap ve demir tokmaktan oluşuyor. Modern bir aletin tarih öncesi bir kaya kütlesinin içine nasıl girdiği bir yana, çekiçte kullanılan demirin günümüz demirlerinden bile daha saf bir muamma.
Peru'nun Pampa sahilindeki 450 kilometrekarelik alan üzerine çizili olan motifler, M.Ö. 300 ile M.S. 600 arasındaki dönemi kapsıyor. Çeşitli hayvan ve bitki şekillerini resmeden bu motifler, Nazca medeniyeti tarafından yapıldığı düşünülüyor. Bu garip motiflerin, uzaylılar için bir iniş pisti vazifesi gördüğü öne sürülüyor.

Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin hakkında inanılmaz bir iddia ortaya atıldı: "Hitler'in sevgilisi 20 Nisan 1937'de Saddam'ı doğurdu. Nazi ajanları hastaneyi basıp bebek Saddam'ı Tikrit'e götürdü." Bu iddialar “Reich'ın Oğlu” kitabının yazarı De Sales'e ait.

Irak'ta geçen yıl idam edilen devrik lider Saddam Hüseyin hakkında ortaya atılan yeni iddia komplo teorisyenlerini bile dehşete düşürdü. ABD'de önceki gün çıkan bir kitap, Saddam'ın Alman diktatör Adolf Hitler'in gayrımeşru oğlu olduğunu iddia ediyor. J.P De Sales tarafından yazılan “Reich'ın Oğlu” adlı kitaba göre, 1936'da Hitler'in genç sevgililerinden biri hamile kaldı. Bundan Hitler'in bile haberi yoktu ancak Alman gizli servisi bu bebeğin “Führer” için sorun yaratacağını düşünerek, genç kızı doğum yapması için Beyrut'a kaçırdı. Bu sırada Alman ajan Reinhardt Hoffmann, Bağdat'ta Nazi yanlısı bir Arap genci olan Hayrullah Tulfa'yla pazarlık yapıyordu. Ajan, Tulfa'ya yüklü bir miktar para vererek, nisanda doğacak bebeğe iyi ve güvenilir bir aile bulmasını istedi. Tulfa da bu iş için nisanda doğum yapacak kızkardeşi Subha'yı önerdi.

İŞTE İDDİAYI ‘DOĞRULAYAN' 6 ÇARPICI KANIT
1- Saddam kendisi de defalarca babasını tanımadığını söyledi.
2- Babasız bir çocuk olarak dayısı tarafından büyütüldü. Dayısının Naziler'le bağlantısı çok uzun süre önce kanıtlanmıştı.
3- Baba ile oğlu şaşırtıcı derecede birbirine benziyor.
4- Ortadoğu'da babasız bir adam nasıl olur da, Almanya gibi süpergüçlerden yardım almadan büyük bir diktatör haline gelebilir.
5- Saddam Hüseyin hayatının her döneminde Alman ajanlar tarafından korunuyordu. BM ambargosu sırasında Alman şirketleri irak'a iş yapıyordu.
6- Saddam Hüseyin'in Bağdat'taki sığınağını yapan Alman mühendis Karl Bernd Esser'in dedesi, Alman diktatör Adolf Hitler'in de sığınağını yapmıştı.
Hitler'in sevgilisi 20 Nisan 1937 günü Saddam'ı dünyaya getirdi. Tam yedi gün sonra Subha'nın doğum sancıları tuttuğunda, Nazi ajanları Beyrut'taki hastane odasını bastı. Annesinin kucağından zorla alınan bebek gece gizlice Tıkrit'te Tulfa ailesinin fakir gecekondusuna götürüldü. Bu sırada Hayrullah kızkardeşinin doğuracağı bebekle, ajanların getireceği bebeği kimseye fark ettirmeden nasıl değiştireceğini hesaplıyordu. Ancak hiç beklemediği bir şey oldu. Bebek ölü doğmuştu ve kızkardeşi de kan kaybından bilincini kaybetmişti. Bu fırsatı değerlendiren Hayrullah, kimseye fark ettirmeden bebekleri değiştirdi. Ölü bebeği de Alman ajanlar ortadan kaldırdı.
Saddam büyüyünce babasının Hüseyin el Macit olduğu ve doğum öncesinde kendilerini terk ettiği söylendi. Nazi sempatizanı ve aşırı milliyetçi ******* olarak tanınan Saddam'ın 'dayısı' Hayrullah, 1941 yılında İngilizler'e karşı yapılan Raşit Ali İsyanı'na katıldığı için altı yıl hapis yattı. Hayrullah, Saddam Devlet Başkanı olduktan sonra Bağdat Belediye Başkanlığı'na da atandı.

Antarktika çevresinde seyreden bir araştırma gemisi işte bu garip buzdağlarıyla karşılaştı. Mermer taşlarının çizgilerini andıran çizgileri olan buzdağları herkesi şaşırttı. Araştıma gemisinde bulunan ve bu buzdağlarını ilk farkeden kişi olan Norveçli Oyvind Tangen (62) "İlk anda gözlerime inanamadım. Hemen gidip kamerayı aldım ve çekmeye başladım. Bana çocukken aldığım şekerlemeleri hatırlattı. Bu çizgilerin nasıl oluştuğunu anlayamadık. Anlamak için yakından incelemek lazım ve böyle bir imkanımız henüz olmadı" dedi. Objektife yakalanan ilk çizgili buzul 50 metre uzunluğunda ve 9 metre yüksekliğinde. İkincisi ise 70 metre uzunluğunda ve 30 metre yüksekliğinde. Bilim adamları daha önce hiç böyle garip çizgileri olan mermer benzeri buzdağlarıyla karşılaşmadıklarını belirtiyorlar. Kimine göre çizgiler, buzdağlarının koptukları bölgelerde bulunan minerallarden kaynaklanıyor olabilir. Kimine göre ise bu tamamen iklim değişikliğinin bir "yan etkisi" olabilir. Emin oldukları şey, bunun bir ilk olduğu. Merak ettikleri şey ise, bu çizgiler minerallerden kaynaklanıyorsa daha önce neden hiç böyle bir olayla karşılaşmadıkları...
Sitede ; kullanıcı var
Giriş Sayfam Yap  |   RSS Nedir ?  |   SiteMap  |   Sitenize Ekleyin  |   İletişim
Copyright © 2008 + / OzarpatOnline - Tüm hakları saklıdır.